Doç. Dr. Hakan Kerem

Deri kanseri tedavisi, tek bir hastalık için uygulanan tek bir işlem değildir. Bazal hücreli karsinom, skuamöz hücreli karsinom ve melanom; kökenleri, yayılma davranışları, cerrahi sınırları ve ek tedavi gereksinimleri birbirinden farklı tümörlerdir. Bu nedenle güvenli plan önce lezyonun doğru tanısını koymayı, ardından tümörün türü, boyutu, derinliği, anatomik yeri ve risk özelliklerine göre tedavi seçmeyi gerektirir. Erken ve sınırlı bazal ya da skuamöz hücreli kanserlerin çoğunda cerrahi veya seçilmiş lokal yöntemlerle etkili sonuç alınabilir. Melanom ise daha yüksek yayılma potansiyeli nedeniyle kalınlık, ülserasyon, lenf bezi durumu ve evre bakımından ayrıca değerlendirilir. Yüz, burun, kulak, göz kapağı, dudak ve saçlı deri gibi görünür veya işlevsel alanlarda plastik ve rekonstrüktif cerrahi; tümör güvenli biçimde çıkarıldıktan sonra oluşan doku kaybının kapatılmasında rol alabilir. Radyoterapi, immünoterapi, hedefe yönelik ilaçlar ve diğer sistemik tedaviler ise her hastaya rutin uygulanmaz; gerekli olduğunda ilgili branşların ortak kararıyla planlanır.

Deri Kanseri Nedir?

Deri kanseri, cildi oluşturan hücrelerden bir grubun kontrolsüz çoğalmasıyla gelişen kötü huylu tümörlerin genel adıdır. “Cilt kanseri” ve “deri kanseri” aynı anlamda kullanılır; ancak bu başlık altında biyolojik davranışı çok farklı hastalıklar bulunur. En sık bazal hücreli karsinom ve skuamöz hücreli karsinom görülür. Melanom daha seyrek olmakla birlikte çevre dokulara, lenf bezlerine ve uzak organlara yayılma olasılığı nedeniyle ayrı bir önem taşır.

Çoğu deri kanseri erken dönemde yalnız deride sınırlıdır ve dikkatli bir muayeneyle fark edilebilir. Bununla birlikte her kanser siyah ben görünümünde değildir. Ten rengi ya da pembe kabarıklık, iyileşmeyen yara, parlak-inci görünüm, pullu sert plak veya tekrarlayan kabuklanma da belirti olabilir. Kesin ayrım klinik değerlendirme ve gerektiğinde biyopsiyle yapılır.

Tedavinin temel sırası: Önce tanı ve tümör tipi belirlenir; sonra güvenli çıkarma veya uygun başka tedavi planlanır; oluşan doku kaybı gerekiyorsa onarılır; patoloji sonucu ve risk özelliklerine göre takip ya da ek tedavi kararı verilir. Estetik kapatma, tümörün yeterli tedavisinin önüne geçmez.

Başlıca Deri Kanseri Türleri

Hastalık Tipik özellik Tedavi açısından önemli nokta
Bazal hücreli karsinom (BHK) En sık deri kanseridir. Yavaş büyüyen, parlak veya inci görünümünde kabarıklık; iyileşmeyen yara ya da iz benzeri alan şeklinde olabilir. Uzak yayılımı çok nadirdir; ancak tedavisiz kalırsa çevre doku, kıkırdak ve kemiğe ilerleyebilir. Yerleşim, sınır ve tekrar öyküsü tedavi seçimini etkiler.
Skuamöz hücreli karsinom (SHK) Sert, pullu, kabuklu, kanayan veya hızla büyüyen bir lezyon olabilir. Güneşe açık bölgelerde sık görülür; kronik yara ve iz üzerinde de gelişebilir. Bazal hücreli kansere göre lenf bezlerine ve uzak bölgelere yayılma riski daha yüksektir. Boyut, derinlik, yerleşim, sinir çevresi yayılımı ve bağışıklık durumu önemlidir.
Melanom Yeni veya değişen pigmentli lezyon, diğer benlerden farklı görünüm ya da tırnak altında koyu bant şeklinde ortaya çıkabilir. Pigmentsiz melanom da mümkündür. Breslow kalınlığı, ülserasyon, lenf bezi durumu ve evre tedaviyi belirler. Cerrahinin yanı sıra seçilmiş hastalarda sentinel lenf bezi biyopsisi ve onkolojik tedavi gerekebilir.
Aktinik keratoz Uzun süreli güneş hasarına bağlı, pürtüklü-pullu bir deri alanıdır. Kanser değildir; fakat bir bölümü skuamöz hücreli kansere ilerleyebildiği için muayene ve uygun tedavi gerekir.

Merkel hücreli karsinom, dermatofibrosarkoma protuberans ve bazı deri eki tümörleri daha nadir görülür. Nadir bir tümörü yalnız görünümden tanımak mümkün değildir; patoloji alt tipi, cerrahi sınırları ve ek tedaviyi doğrudan etkileyebilir.

Deri Kanseri Riskini Artıran Etkenler

Ultraviyole ışınları, özellikle aralıklı yoğun güneş maruziyeti, tekrarlayan güneş yanıkları ve solaryum kullanımı deri kanseri riskinin temel değiştirilebilir etkenlerindendir. Açık ten, çillenme ve kolay güneş yanığı riski artırır; ancak koyu tenli kişilerde de deri kanseri görülebilir. Her cilt renginde yeni veya değişen bir lezyon ciddiye alınmalıdır.

  • Uzun süreli veya yoğun güneş ve yapay ultraviyole maruziyeti
  • Daha önce deri kanseri ya da çok sayıda aktinik keratoz bulunması
  • Ailede melanom veya bazı kalıtsal kanser yatkınlıkları
  • Çok sayıda ya da atipik ben bulunması
  • Organ nakli, bazı ilaçlar veya hastalıklar nedeniyle bağışıklığın baskılanması
  • İleri yaş, önceki radyoterapi alanları ve uzun süre iyileşmeyen yara/yanık izleri
  • Arsenik gibi bazı kimyasal maddelere uzun süreli mesleki ya da çevresel maruziyet

Deri Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Bazal ve skuamöz hücreli kanserler, haftalar içinde iyileşmeyen veya tekrar açılan bir yara; kolay kanayan-kabuklanan alan; parlak, saydam ya da inci benzeri kabarıklık; kırmızı-pullu plak; sertleşmiş nodül veya iz benzeri soluk bölge şeklinde görülebilir. Güneş gören yüz, kulak, saçlı deri, boyun, el sırtları ve kollar sık yerleşimlerdir; fakat kapalı bölgelerde de gelişebilir.

Melanom için ABCDE yaklaşımı pratik bir hatırlatıcıdır: Asimetri, Border yani düzensiz sınır, Color yani birden fazla veya değişen renk, Diameter yani çap ve Evolution yani zaman içindeki değişim. Yalnız çapa güvenilmez; altı milimetreden küçük melanom da olabilir. “Çirkin ördek yavrusu” olarak bilinen, kişinin diğer benlerinden belirgin biçimde farklı duran lezyon da değerlendirilmelidir.

Avuç içi, ayak tabanı, parmak araları, tırnak altı, genital bölge ve ağız çevresi gibi daha az görülen alanlar unutulmamalıdır. Tırnakta travmayla açıklanamayan ve genişleyen koyu bant, tırnak çevresine taşan pigment veya iyileşmeyen yara kontrol gerektirebilir. Ağrı olmaması güvenli olduğu anlamına gelmez; erken deri kanserleri çoğunlukla ağrısızdır.

Muayene, Dermoskopi ve Biyopsi Nasıl Yapılır?

Değerlendirme, lezyonun ne zamandır bulunduğu ve nasıl değiştiğiyle başlar. Güneş/solaryum öyküsü, önceki deri kanseri, aile öyküsü, bağışıklık baskılayıcı ilaçlar, daha önce yapılan yakma-lazer işlemleri ve kanama gibi belirtiler sorgulanır. Muayenede yalnız şikâyet edilen nokta değil, klinik gereksinime göre diğer cilt alanları ve lenf bezleri de incelenebilir.

Dermoskopi, özellikle pigmentli lezyonların yüzey ve pigment yapılarını büyüterek değerlendiren, deriyi kesmeyen bir yöntemdir. Şüphe düzeyini ve biyopsi planını destekler; fakat kanser tanısını tek başına kesinleştirmez. Akıllı telefon fotoğrafı, yapay zekâ uygulaması veya çevrim içi görüşme de biyopsiyle elde edilen histopatolojik tanının yerine geçmez.

Biyopsi Türü Neye Göre Seçilir?

Şüpheli alanın tamamı veya bir bölümü lokal anestezi altında alınarak patolojiye gönderilir. Tıraşlama, punch, insizyonel ya da eksizyonel biyopsi seçimi; lezyonun boyutu, derinliği, yeri ve olası tanıya göre değişir. Melanom şüphesinde, patologun tümör kalınlığını doğru ölçebilmesi için uygun derinlikte ve planlı örnekleme önemlidir. Küçük ve uygun yerleşimli şüpheli pigmentli lezyon çoğunlukla dar klinik sınırla tam kat çıkarılabilir; yüz, tırnak veya çok büyük lezyonlarda yaklaşım değişebilir.

Biyopsi yapılması kanseri “yaymaz”. Buna karşılık şüpheli lezyonun patoloji örneği bırakmadan yakılması, dondurulması veya lazerle silinmesi tanı ve evrelemeyi güçleştirebilir. Daha önce işlem yapılmışsa tarih, yöntem ve varsa önceki patoloji raporu hekime verilmelidir.

Patoloji Raporu ve Evreleme Neden Önemlidir?

Patoloji raporu, kanserin türünü ve alt tipini doğrular; tümörün derinliği, farklılaşma derecesi, ülserasyon, sinir veya damar çevresi yayılımı ve cerrahi sınırlara uzaklığı gibi bilgileri içerebilir. Her raporda aynı parametrelerin bulunması gerekmez. Örneğin melanomda Breslow kalınlığı ve ülserasyon, tedavi ile evreleme açısından özel öneme sahiptir.

Bazal hücreli kanserlerin çoğu yerel hastalık olarak tedavi edilir ve rutin görüntüleme gerekmez. Skuamöz hücreli kanserde büyük boyut, derin invazyon, kulak/dudak gibi yerleşimler, kötü farklılaşma, sinir çevresi yayılımı, tekrar ve bağışıklık baskılanması daha yakın değerlendirme gerektirebilir. Melanomda ise tümör kalınlığı ve diğer risklere göre sentinel lenf bezi biyopsisi veya görüntüleme gündeme gelebilir.

Deri Kanseri Tedavisi Nasıl Planlanır?

Tedavi; tümörün türü, risk sınıfı, boyutu, derinliği, sınırlarının seçilebilirliği, daha önce tedavi edilip edilmediği, anatomik bölge ve hastanın genel durumuna göre belirlenir. Aynı tanıya sahip iki kişide bile tedavi farklı olabilir. Lokal hastalıkta amaç tümörü yeterli sınırla ortadan kaldırmak, işlevsel dokuyu korumak ve tekrar riskini azaltmaktır.

Yöntem Hangi durumda değerlendirilebilir? Sınırlama / dikkat noktası
Standart cerrahi eksizyon Birçok lokal bazal ve skuamöz hücreli kanserde; melanomda tanı sonrası genişletilmiş çıkarma amacıyla Sınır genişliği tanı ve riske göre değişir. Çıkarılan doku patolojiye gönderilir; onarım gerekebilir.
Mohs mikrografik cerrahisi Yüz gibi doku korumanın önemli olduğu, sınırları belirsiz, tekrarlamış veya yüksek riskli seçilmiş tümörlerde Her tümör için gerekli değildir; eğitimli ekip ve özel laboratuvar altyapısı gerektirir.
Küretaj-elektrodesikasyon veya kriyoterapi Uygun seçilmiş yüzeysel ve düşük riskli bazı lezyonlarda Tümör tipi ve yerleşimi dikkatle seçilmelidir; standart histolojik sınır değerlendirmesi sınırlı olabilir.
Topikal ilaç veya fotodinamik tedavi Aktinik keratoz ve seçilmiş yüzeysel kanserlerde Derin, yüksek riskli veya nodüler tümörlerin yerine kullanılamaz; yanıtın takibi gerekir.
Radyoterapi Cerrahinin uygun olmadığı seçilmiş hastalarda veya bazı yüksek riskli durumlarda ek tedavi olarak Yaş, yerleşim, önceki radyasyon, yara iyileşmesi ve uzun dönem deri değişiklikleri dikkate alınır.
Sistemik tedavi Lokal olarak ileri, cerrahiyle kontrol edilemeyen veya yayılmış hastalıkta; tümör türüne göre immünoterapi ya da hedefe yönelik ilaçlar Tıbbi onkoloji tarafından, evre ve moleküler özellikler doğrultusunda planlanır; her hastaya “kemoterapi” verilmez.

Cerrahi sınır pozitif veya yetersiz raporlanırsa yeniden cerrahi, sınır kontrollü cerrahi ya da seçilmiş başka bir yaklaşım gerekebilir. “Lezyon görünürde tamamen çıktı” ifadesi patoloji sonucunun yerini tutmaz. Çıkarılan materyalin doğru etiketlenmesi, raporun görülmesi ve sonraki planın belgelenmesi tedavinin parçasıdır.

Melanom Tedavisi Neden Ayrı Planlanır?

Melanom, melanositlerden gelişir ve erken evrede bile tedavi planı tümör kalınlığına göre değişebilir. İlk biyopsi melanomu doğrularsa, biyopsi izi çevresindeki deri kılavuzlara uygun bir cerrahi sınırla yeniden çıkarılır. Bu “genişletilmiş eksizyon” sınırı sabit değildir; Breslow kalınlığı ve anatomik alan dikkate alınır. Gereğinden dar çıkarma onkolojik güvenliği, gereğinden geniş çıkarma ise gereksiz doku kaybını artırabilir.

Belirli kalınlık ve risk özelliklerinde sentinel lenf bezi biyopsisi konuşulabilir. Bu işlem, gözle normal görünen ilk drenaj lenf bezinde mikroskobik yayılım olup olmadığını araştırır; her melanom hastasına yapılmaz ve uzman ekip gerektirir. Lenf bezi veya uzak organ yayılımında cerrahi, immünoterapi, BRAF gibi hedeflere yönelik tedaviler ve gerektiğinde radyoterapi tıbbi onkoloji ile birlikte değerlendirilir.

Melanom şüphesinde kozmetik bir “ben silme” işlemiyle yetinilmemeli; biyopsi tekniği daha sonraki evreleme ve cerrahiyi bozmayacak biçimde planlanmalıdır. Benler ve pigmentli lezyonların güvenli değerlendirilmesine ilişkin ayrıntılar için benlerin tedavisi sayfası incelenebilir.

Deri Kanseri Cerrahisinde Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahinin Rolü

Tümör çıkarıldığında oluşan açıklık küçükse yara doğrudan dikişle kapatılabilir veya seçilmiş bölgelerde kontrollü biçimde kendiliğinden iyileşmeye bırakılabilir. Daha büyük ya da özel yerleşimli kusurlarda komşu derinin kan dolaşımı korunarak taşındığı lokal flepler, başka bölgeden alınan deri greftleri veya daha kapsamlı rekonstrüksiyonlar gerekebilir. Burun kanadı, göz kapağı, dudak kenarı ve kulak gibi yapılarda milimetrik çekintiler bile solunum, görme, ağız kapanması veya kulak biçimini etkileyebilir.

Rekonstrüksiyon planının önceliği kanseri örtecek kadar hızlı kapatma değil, tümörün güvenli biçimde tedavi edildiğinden emin olurken işlevi ve görünümü mümkün olduğunca korumaktır. Sınır sonucu belirsiz veya aşamalı cerrahi gereken bazı olgularda kesin onarım ertelenebilir. Flep ya da greft seçimi; doku kaybının boyutu, derinliği, kanlanma, cilt rengi-kalınlığı, hastanın yaşı, sigara kullanımı, eşlik eden hastalıklar ve sonraki tedaviler gözetilerek yapılır.

Ameliyat Sonrası İz Kalır mı?

Her eksizyon ve rekonstrüksiyon iz bırakma potansiyeline sahiptir. Amaç “izsiz” ameliyat vaat etmek değil; kesiyi doğal çizgilere göre planlamak, gerginliği dağıtmak, komşu yapıları korumak ve yara olgunlaşmasını izlemektir. İlk aylarda pembe, sert veya belirgin olan iz zamanla solabilir. Enfeksiyon, yara açılması, sigara, radyoterapi, kişisel keloid eğilimi ve güneş maruziyeti sonucu etkiler. İyileşmiş fakat rahatsız edici bir iz için skar revizyonu seçenekleri daha sonra değerlendirilebilir; hiçbir yöntem izi tamamen silemez.

Ameliyat Sonrası İyileşme, Patoloji ve Takip

İyileşme süresi küçük bir eksizyon ile büyük bir flep veya greft arasında önemli ölçüde değişir. İşlem sonrası hafif ağrı, şişlik, morluk ve sızıntı görülebilir. Pansuman, duş, antibiyotik, dikiş alma ve aktiviteye dönüş talimatları anatomik bölgeye ve onarım yöntemine göre kişiselleştirilir. Greftte ilk günler temas ve basınç kontrolü, flepte ise renk, ısı ve kanlanmanın izlenmesi önemlidir.

  • Pansumanı ve reçeteyi yazılı talimata göre uygulayın; kan sulandırıcıları hekiminizle konuşmadan kesmeyin veya başlatmayın.
  • Yarayı geren egzersiz, ağır kaldırma ve sürtünmeden önerilen süre boyunca kaçının.
  • Artan kızarıklık, şişlik, kötü kokulu akıntı, ateş, şiddetlenen ağrı, yara ayrılması veya durmayan kanamada sağlık ekibine başvurun.
  • Patoloji sonucunun çıktığını ve cerrahi sınırların değerlendirildiğini mutlaka teyit edin.
  • Ek cerrahi veya onkoloji görüşü önerildiyse geciktirmeyin; yaranın kapanması kanser izleminin bittiği anlamına gelmez.

Takip aralığı herkes için aynı değildir. Bazal hücreli kanser, yüksek riskli skuamöz hücreli kanser ve melanomun kontrol programları farklıdır. Tümörün evresi, tedavi şekli, sınırlar, bağışıklık durumu, çoklu lezyonlar ve kişinin yeni kanser geliştirme riski kontrol sıklığını belirler. Hastanın patoloji raporunu, ameliyat notunu ve varsa görüntülemeleri saklaması sonraki değerlendirmeleri kolaylaştırır.

Yeni Deri Kanserlerinden Korunma ve Cilt Öz Muayenesi

Tedavi edilen deri kanseri tekrar edebilir veya başka bir bölgede yeni ve bağımsız bir kanser gelişebilir. Bu nedenle korunma yalnız ameliyat bölgesine krem sürmekten ibaret değildir. Gölge, sık dokulu giysi, geniş kenarlı şapka ve ultraviyole korumalı gözlük temel önlemlerdir. Açıkta kalan alanlarda geniş spektrumlu, en az SPF 30 güneş koruyucu yeterli miktarda uygulanmalı ve terleme, yüzme ya da silinme sonrasında yenilenmelidir. Güneş koruyucu daha uzun süre güneşte kalma izni vermez; solaryumdan kaçınılmalıdır.

İyi aydınlatılmış ortamda yüz, kulaklar, saçlı deri, gövde, sırt, avuç içi, tırnaklar, ayak tabanı ve parmak araları gözden geçirilebilir. Yeni veya değişen lezyonda rutin kontrol tarihi beklenmemelidir.

İzmir'de Deri Kanseri Tedavisi Nasıl Planlanır?

İzmir'de deri kanseri şüphesiyle başvuruda amaç doğru tanı yolunu ve tedavi sırasını kurmaktır. Muayene, biyopsi, patoloji, cerrahi, rekonstrüksiyon ve gerektiğinde onkoloji bağlantılı basamaklardır. Plastik cerrahi özellikle yüz ve işlevsel bölgelerde eksizyon sonrası onarımda rol oynar; ileri hastalığın sistemik tedavisi ilgili onkoloji birimlerince yürütülür.

Çevre illerden gelenlerin tarihli fotoğrafları, biyopsi ve patoloji raporlarını, mümkünse preparat/blok bilgilerini, görüntülemeleri, ameliyat notlarını ve güncel ilaç listesini getirmesi yararlıdır. Raporu bulunan bir kanserde yalnız fotoğrafla tedavi kararı verilmez; lezyon yeri, skar, lenf bölgeleri ve genel sağlık birlikte değerlendirilir. Plastik cerrahinin kapsamı hakkında plastik cerrahi sayfasından bilgi alınabilir.

Deri Kanseri Tedavisi Fiyatı Neye Göre Değişir?

Maliyet; muayene ve biyopsi, lezyon sayısı, tümör tipi, boyutu, derinliği ve yeri, standart eksizyon veya özel sınır kontrolü gereksinimi, lokal ya da genel anestezi, klinik/hastane koşulu, patoloji, flep-greft gibi onarım, yatış ve ek evreleme ihtiyacına göre değişir. Mohs cerrahisi veya ileri onkolojik tedaviler her kurumda sunulmayabilir ve farklı ekipler gerektirebilir. Bu nedenle tanı ve tedavi planı oluşmadan sabit fiyat vermek tıbben anlamlı değildir.

Tıbbi Kaynaklar

Kaynaklar genel tıbbi çerçeveyi destekler; kişisel muayene, patoloji değerlendirmesi ve uzman tedavi planının yerine geçmez.

Deri Kanseri Tedavisi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Deri kanserinin ilk belirtileri nelerdir?

İyileşmeyen yara; tekrarlayan kanama veya kabuklanma; inci gibi parlak ya da saydam kabarıklık; sert, pullu veya hızla büyüyen alan; yeni oluşan leke ve mevcut bir bende şekil, sınır, renk ya da boyut değişikliği değerlendirme nedenidir. Belirtiler kanser türüne göre değişebileceğinden kesin tanı görünümle değil, muayene ve gerektiğinde biyopsiyle konur.

Her değişen ben deri kanseri midir?

Hayır. Benler hormonal değişim, yaş, sürtünme veya başka iyi huylu nedenlerle değişebilir. Bununla birlikte asimetri, düzensiz sınır, renk çeşitliliği, büyüme, kanama ya da diğer benlerden farklı görünüm muayene gerektirir. Melanom tanısı yalnız fotoğraf veya gözle bakılarak konmaz; şüpheli lezyonda histopatolojik inceleme gerekir.

Deri kanseri tanısı nasıl konur?

Tanı; öykü, tam cilt muayenesi, pigmentli lezyonlarda gerektiğinde dermoskopi ve uygun teknikle alınan biyopsinin patolog tarafından incelenmesine dayanır. Biyopsi türü lezyonun boyutu, yeri ve melanom şüphesine göre seçilir. Kanserin türü ve risk özellikleri belirlendikten sonra yalnız gerekli hastalarda ek görüntüleme veya lenf bezi değerlendirmesi yapılır.

Deri kanseri türleri nelerdir?

En sık görülen türler bazal hücreli karsinom ve skuamöz hücreli karsinomdur; bunlar çoğunlukla melanom dışı deri kanserleri olarak adlandırılır. Melanom daha seyrektir fakat çevre dokuya ve uzak organlara yayılma potansiyeli daha yüksektir. Merkel hücreli karsinom ve bazı deri sarkomları gibi daha nadir tümörler de bulunur.

Deri kanseri bulaşıcı mıdır?

Hayır. Deri kanseri dokunma, aynı ortamı paylaşma, havlu kullanma veya yakın temasla başka bir kişiye geçmez. Ultraviyole maruziyeti, kişisel ve ailevi öykü, açık ten, bağışıklığın baskılanması ve bazı kronik deri hasarları gibi etkenler riski artırabilir; ancak hastalık bulaşıcı değildir.

Deri kanseri tamamen tedavi edilebilir mi?

Erken ve sınırlı bazal hücreli ya da skuamöz hücreli kanserlerin çoğunda etkili tedavi mümkündür. Melanomda da erken evre önemli bir avantaj sağlar. Bununla birlikte sonuç; tümör türü, evresi, kalınlığı, yeri, cerrahi sınırlar, bağışıklık durumu ve eşlik eden hastalıklara göre değişir. Her hasta için kesin iyileşme veya tekrar etmeme garantisi verilemez.

Deri kanserinde her zaman ameliyat gerekir mi?

Cerrahi, birçok lokal deri kanserinde temel tedavidir; fakat her lezyonda tek seçenek değildir. Seçilmiş yüzeysel ve düşük riskli tümörlerde küretaj-elektrodesikasyon, kriyoterapi, fotodinamik tedavi, topikal ilaç veya radyoterapi değerlendirilebilir. İleri hastalıkta immünoterapi ya da hedefe yönelik tedavi gibi sistemik seçenekler gündeme gelebilir. Karar tümör türü ve evresine göre verilir.

Mohs cerrahisi nedir?

Mohs cerrahisinde tümör ince katmanlar halinde çıkarılır ve her katın cerrahi sınırları işlem sırasında mikroskopla incelenir; kanser hücresi kalmayana kadar süreç sürer. Sağlam dokuyu koruma avantajı nedeniyle yüz gibi özel bölgelerde, sınırları belirsiz, tekrarlamış veya yüksek riskli bazı tümörlerde düşünülebilir. Her deri kanseri için gerekli değildir ve eğitimli ekip ile uygun altyapı gerektirir.

Melanom tedavisi diğer deri kanserlerinden neden farklıdır?

Melanomun lenf bezlerine ve uzak organlara yayılma potansiyeli bazal hücreli ve çoğu skuamöz hücreli kanserden yüksektir. Tedavi planında Breslow kalınlığı, ülserasyon, cerrahi sınır, lenf bezi durumu, evre ve gerektiğinde moleküler özellikler değerlendirilir. Genişletilmiş eksizyonun yanı sıra seçilmiş hastalarda sentinel lenf bezi biyopsisi, immünoterapi veya hedefe yönelik tedavi gerekebilir.

Deri kanseri ameliyatından sonra iz kalır mı?

Derinin kesildiği her işlem iz bırakma potansiyeline sahiptir; izsiz ameliyat garantisi verilemez. İzin görünümü tümörün boyutu ve yeri, çıkarılması gereken güvenli sınır, kapatma yöntemi, cilt yapısı, enfeksiyon, sigara ve yara bakımından etkilenir. Plastik rekonstrüksiyonun amacı onkolojik güvenliği koruyarak işlevi ve görünümü mümkün olduğunca iyi planlamaktır.

Deri kanseri tekrarlar mı?

Tedavi edilen bölgede tekrar veya vücudun başka bir yerinde yeni ve bağımsız bir deri kanseri gelişebilir. Risk; tümör türü, evresi, cerrahi sınırlar, yerleşim, bağışıklık durumu ve önceki deri kanseri öyküsüne göre değişir. Bu nedenle patoloji sonucunun değerlendirilmesi, kişiye özel kontrol planı ve düzenli cilt öz muayenesi önemlidir.

Deri kanseri tedavisi fiyatı nasıl belirlenir?

Maliyet; tümörün türü, sayısı, boyutu ve yeri, biyopsi ile patoloji, uygulanacak cerrahi veya başka tedavi, anestezi ve işlem ortamı, Mohs cerrahisi gibi özel altyapı gereksinimi, flep ya da greftle onarım ve ek evreleme ihtiyacına göre değişir. Tanı ve tedavi planı oluşmadan sabit fiyat vermek doğru değildir.

Değerlendirme için: Yeni, değişen veya iyileşmeyen bir cilt lezyonunda önce tanısal plan kurulmalıdır. Mevcut patoloji raporunuz, daha önceki işlem notlarınız ve görüntüleriniz varsa bunlarla birlikte iletişim sayfasından randevu ve ulaşım bilgilerine erişebilirsiniz.