Meme implantı çıkarılması (eksplantasyon), daha önce yerleştirilmiş silikon jel veya serum fizyolojik meme implantının cerrahi olarak vücuttan alınmasıdır. İşlem yalnızca implantın çıkarılmasını içerebileceği gibi kapsül dokusuna müdahale, yeni implantla değişim, meme dikleştirme veya uygun hastalarda yağ enjeksiyonu ile birlikte de planlanabilir. Hangi yaklaşımın doğru olduğu; implantın türüne ve konumuna, şikâyetin nedenine, kapsülün durumuna, meme dokusuna ve kişinin beklentilerine göre belirlenir.
Meme implantı çıkarma ameliyatında implant, daha önce oluşturulmuş cerrahi cepten alınır. Vücut, implant çevresinde doğal bir reaksiyon olarak ince bir bağ dokusu tabakası oluşturur; buna kapsül adı verilir. Kapsül normal, ince ve şikâyetsiz olabileceği gibi kalınlaşabilir, sertleşebilir, kireçlenebilir veya yırtılmış silikonla temas edebilir. Bu nedenle cerrahi plan “implant çıkarılacak mı?” sorusundan daha kapsamlıdır.
Muayene sonucunda yalnızca implantın çıkarılması yeterli görülebilir. Bazı hastalarda kapsülün bir bölümü ya da tamamı alınabilir; bazı hastalarda ise daha küçük veya farklı özellikte bir implantla değişim, meme dikleştirme ya da yağ enjeksiyonu gündeme gelebilir. Amaç, tıbbi gerekliliklerle kişinin estetik beklentisini birlikte değerlendiren, gereksiz cerrahi yük oluşturmayan kişiye özel bir plan hazırlamaktır.
İmplant çıkarma kararı tıbbi bir sorun nedeniyle verilebileceği gibi kişinin yaşam tarzı ve görünüm tercihlerindeki değişimden de kaynaklanabilir. Sık karşılaşılan nedenler şunlardır:
Evet. Serum fizyolojik implantta dış kılıf hasar gördüğünde içeriğin emilmesi nedeniyle meme hacmi genellikle kısa sürede azalır. Silikon jel implant yırtılması ise belirgin hacim kaybı oluşturmadan “sessiz” kalabilir; bu nedenle muayene tek başına yeterli olmayabilir. İmplantın yüzeyinin düz veya dokulu olması, kas üstünde ya da kas altında bulunması ve daha önce kaç ameliyat geçirildiği de kapsüle ulaşma biçimini ve ameliyatın kapsamını etkiler.
İmplant markası veya modeli tek başına çıkarma kararı verdirmez. Ancak implant kartındaki bilgilerin bilinmesi; üretici önerilerinin, olası geri çağırmaların ve uygun görüntüleme takibinin değerlendirilmesini kolaylaştırır. Kart bulunmuyorsa eski hastane ve cerrah kayıtlarına ulaşılmaya çalışılabilir. İmplantın dış görünüşünden marka, yüzey veya içerik güvenilir biçimde tahmin edilemez.
İlk görüşmede implantların ne zaman, hangi marka ve modelle, hangi planda yerleştirildiği; daha önce revizyon yapılıp yapılmadığı ve mevcut yakınmalar değerlendirilir. Varsa implant kartı, eski ameliyat notları, patoloji sonuçları ve görüntülemelerin görüşmeye getirilmesi yararlıdır.
Fizik muayenede meme dokusunun miktarı, deri esnekliği, meme başının konumu, asimetri, kapsül sertliği ve implantın yeri incelenir. Yaşa, şikâyete ve implant türüne göre ultrason, mamografi veya manyetik rezonans görüntüleme istenebilir. Bu testler hem implant bütünlüğünü hem de meme dokusunu değerlendirmek için kullanılır; standart meme kanseri taramasının yerini almaz.
Bu seçeneklerden biri diğerinden otomatik olarak üstün değildir. İmplant çıkarıldıktan sonra hiç ek işlem yapılmaması da bilinçli bir tercih olabilir. Öte yandan belirgin sarkması olan bir kişide yalnızca çıkarma, beklenenden daha boş veya gevşek bir görünüm oluşturabilir. Bu olasılık ameliyat öncesinde fotoğraf, ölçüm ve beklenti görüşmesiyle ele alınmalıdır.
Kapsülektomi, implant çevresindeki bağ dokusu kapsülünün cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Kısmi kapsülektomide kapsülün bir bölümü; total kapsülektomide mümkün olan tamamı alınır. Total kapsülektominin kapsülle implantın tek parça halinde çıkarılması anlamına gelmediği unutulmamalıdır.
En bloc kapsülektomi ise implant ve kapsülün, çevresindeki hastalıksız doku sınırıyla birlikte tek parça halinde çıkarılmasını anlatan onkolojik bir terimdir. Güncel uzmanlık uzlaşısına göre bu yaklaşım, uygun inceleme sonrasında implantla ilişkili kanserin doğrulandığı veya güçlü biçimde şüphe edildiği durumlarda gereklidir. Sadece kişinin talebi, implantın eski olması ya da belirsiz sistemik belirtiler nedeniyle her hastada en bloc çıkarma tıbben gerekli kabul edilmez.
Kapsül bazen kaburgalara, göğüs kasına veya ince dokulara sıkı biçimde yapışmış olabilir. Tıbbi gereklilik olmadan kapsülün her bölümünü zorlayarak çıkarmak; kanama, göğüs duvarı hasarı ve iyileşme sorunları gibi riskleri artırabilir. Bu nedenle kapsül yönetimi ameliyat öncesi bulgularla planlanır, ameliyat sırasında görülen doku özelliklerine göre güvenlik önceliğiyle uyarlanabilir. Çıkarılan kapsül veya sıvı, klinik gerekliliğe göre patolojik incelemeye gönderilir.
Bazı implant kullanıcıları yorgunluk, kas-eklem ağrısı, uyku sorunları, saç dökülmesi, unutkanlık veya kaygı gibi çok farklı belirtiler bildirmektedir. Bu yakınmalar hasta topluluklarında “breast implant illness” veya meme implantı hastalığı adıyla anılır. Ancak bu ifade günümüzde tek bir tanı testi olan, mekanizması bütünüyle açıklanmış bağımsız bir hastalık tanımı değildir.
Bazı kişiler implant çıkarıldıktan sonra yakınmalarında azalma bildirebilir; bazı kişilerde ise belirtiler devam edebilir. Çıkarma ameliyatının bütün sistemik yakınmaları gidereceği garanti edilemez. Benzer belirtilere yol açabilecek tiroit hastalıkları, anemi, romatolojik durumlar, uyku bozuklukları ve diğer tıbbi nedenlerin ilgili branşlarla değerlendirilmesi önemlidir. Karar, belirsizlikler açıkça konuşularak ortak biçimde verilmelidir.
Çıkarma sonrası görünüm herkeste aynı olmaz. İmplantın büyüklüğü ve ne kadar süredir bulunduğu, kişinin doğal meme dokusu, deri kalitesi, yaş, kilo değişimleri, gebelik-emzirme öyküsü, kapsülün yapısı ve implantın kas altı ya da kas üstü konumu sonucu etkiler. Meme ilk dönemde boşalmış, kırışık veya asimetrik görünebilir; ödem azaldıkça ve dokular yerleştikçe şekil değişmeye devam eder.
“İmplant çıkarılırsa meme mutlaka yaşlı ve sarkık görünür” şeklinde kesin bir yargı doğru değildir. Küçük implantı ve yeterli doğal dokusu olan bazı kişiler yalnızca çıkarma sonucundan memnun olabilir. Büyük implant, ince doku veya belirgin deri gevşekliği bulunan kişilerde ise sarkma ve hacim kaybı daha görünür olabilir. Son şeklin değerlendirilmesi için dokuların iyileşmesine zaman tanınır; gerekirse ikinci aşama düzeltmeler daha sonra konuşulur.
Meme başı meme altı kıvrımının altında kalıyorsa, fazla deri bulunuyorsa veya implantsız dönemde daha toplu bir şekil isteniyorsa meme dikleştirme değerlendirilebilir. Dikleştirme implant çıkarma ile aynı seansta yapılabileceği gibi kanlanma, doku güvenliği ve sonucun öngörülebilirliği açısından aşamalı da planlanabilir. Kullanılacak iz modeli yalnızca talebe göre değil, sarkma derecesine ve çıkarılacak deri miktarına göre belirlenir.
Yağ enjeksiyonu, implant çıkarıldıktan sonra üst kutuptaki boşluğu veya kontur düzensizliklerini sınırlı ölçüde destekleyebilir. İmplant kadar büyük ve tek seferde öngörülebilir bir hacim sağlamaz; enjekte edilen yağın bir bölümü kalıcı olmayabilir ve birden fazla seans gerekebilir. Yeterli donör yağın bulunması, meme görüntülemelerinin değerlendirilmesi ve sigara kullanımı gibi iyileşmeyi etkileyen faktörler planlamada önemlidir.
Ameliyat çoğunlukla genel anestezi altında, hastane veya uygun cerrahi merkez koşullarında yapılır. Mümkün olduğunda önceki ameliyat izi kullanılır; ancak kapsülün konumu, implantın yırtılmış olması veya eş zamanlı dikleştirme gereksinimi farklı kesi planı gerektirebilir.
Ameliyat süresi yapılacak işlemin kapsamına göre değişir. Yalnızca implant çıkarma ile total kapsülektomi ve dikleştirmenin birlikte yapıldığı ameliyat aynı süreye, riske veya iyileşme sürecine sahip değildir. Hastanede kalış gereksinimi de anestezi, ek işlemler ve kişinin sağlık durumuna göre belirlenir.
Ameliyat sonrasında pansuman, destekleyici sütyen ve bazı hastalarda dren kullanılabilir. İlk günlerde gerginlik, hassasiyet, şişlik ve morluk beklenebilir. Ağrı düzeyi işlemin kapsamına göre değişir; kapsülektomi ve dikleştirme eklenmesi, yalnızca implant çıkarmaya göre daha uzun bir iyileşme gerektirebilir.
Masa başı işe dönüş ile fiziksel güç gerektiren işe dönüş aynı değildir. Araç kullanma, duş, kol hareketleri, yüzüstü yatma, ağırlık kaldırma ve egzersize başlama zamanı cerrahın kontrolünde kişiye özel belirlenir. Erken dönemde reçete edilen ilaçların kullanılması, yara bakımının sürdürülmesi, sigara ve nikotinden uzak durulması önemlidir. Artan tek taraflı şişlik, nefes darlığı, ateş, kötü kokulu akıntı veya kontrol edilemeyen ağrı gelişirse cerrahi ekiple iletişime geçilmelidir.
Ödem ve ciltteki büzüşme haftalar içinde azalır; meme dokusunun yeni şekline yerleşmesi ise aylar sürebilir. Bu nedenle ilk günlerdeki görünüm nihai sonuç kabul edilmemelidir. İzlerin olgunlaşması daha uzun sürer ve kişinin cilt yapısına göre farklılık gösterir.
Her cerrahi işlemde olduğu gibi implant çıkarılmasında da riskler vardır. Muayene ve bilgilendirilmiş onam görüşmesinde kişisel riskler ayrıca ele alınır. Olası durumlar şunlardır:
İmplantın çıkarılması gelecekte implantla ilişkilendirilen bütün hastalık risklerini ortadan kaldırdığını veya sistemik yakınmaların düzeleceğini kanıtlayan bir garanti değildir. Buna karşılık mevcut implantın bırakılması ya da değiştirilmesi de risksiz değildir. Doğru karar, tıbbi bulgular ve kişinin öncelikleri birlikte değerlendirilerek verilir.
İmplantsız devam etmek isteyen ve beklenen şekil değişikliğini kabul eden kişiler için çıkarma uygun olabilir. Hacmi korumak isteyenlerde meme implantı revizyonu ve daha küçük implantla değişim konuşulabilir. Yeni implant yerleştirilmesi gelecekte izlem ve olası ek ameliyat ihtiyacını sürdürür. Yalnızca maliyet veya hızlı iyileşme beklentisiyle karar verilmemeli; seçeneklerin görünüm, iz, risk ve uzun dönem takip sonuçları birlikte değerlendirilmelidir.
İzmir’de meme implantı çıkarılması için yapılacak görüşmede önce kişinin neden çıkarma istediği, şikâyetleri ve estetik hedefi anlaşılır. İmplant ve kapsülün durumu değerlendirildikten sonra yalnızca çıkarma, kapsülektomi, implant değişimi, dikleştirme veya yağ enjeksiyonunun aynı seansta ya da aşamalı yapılması seçenekleri konuşulur.
Benzer işlemler hakkında meme estetiği, meme büyütme ve meme implantı revizyonu sayfalarını inceleyebilirsiniz. İnternetteki genel bilgiler kişisel muayenenin, güncel görüntülemenin ve ameliyat öncesi onam görüşmesinin yerini tutmaz.
İmplant kartınız, önceki ameliyat ve görüntüleme kayıtlarınızla başvurarak; çıkarma, kapsül yönetimi ve meme şekillendirme seçeneklerinin sizin durumunuza göre değerlendirilmesini isteyebilirsiniz.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tanı ve kişiye özel tedavi önerisi yerine geçmez.
Meme İmplantı Çıkarma Ameliyatı Nedir?
Meme İmplantları Neden Çıkarılır?
İmplantın Türü Cerrahi Planı Etkiler mi?
Ameliyat Öncesinde Hangi Değerlendirmeler Yapılır?
Meme İmplantı Çıkarılırken Hangi Seçenekler Vardır?
Yaklaşım
Ne içerir?
Hangi durumda değerlendirilebilir?
Yalnızca implantın çıkarılması
İmplant alınır; kapsülün güvenli ve gerekli görülen kısmı yerinde bırakılabilir.
İnce, şikâyetsiz kapsül ve ek hastalık şüphesi olmayan uygun olgularda.
İmplant çıkarma ve kısmi kapsülektomi
Kapsülün sorunlu veya ulaşılabilir bölümü çıkarılır.
Lokal kalınlaşma, kireçlenme, silikon kalıntısı veya cerrahi güvenlik dengesi gözetildiğinde.
İmplant çıkarma ve total kapsülektomi
Kapsülün tamamı alınmaya çalışılır; tek parça halinde çıkması şart değildir.
Kapsül kontraktürü, kapsül patolojisi, yırtılmış implant veya hekimce belirlenen başka tıbbi nedenlerde.
İmplant değişimi
Eski implant çıkarılır, cep düzenlenir ve yeni implant yerleştirilir.
İmplantsız kalmak istemeyen; boyut, şekil veya tıbbi sorun nedeniyle değişim isteyen kişilerde.
Çıkarma ve meme dikleştirme
İmplant alınırken fazla deri düzenlenir, meme dokusu ve meme başı yeniden konumlandırılır.
Belirgin deri gevşekliği, sarkma veya meme başının aşağı konumda olduğu durumlarda.
Çıkarma ve yağ enjeksiyonu
Başka bölgeden alınan yağ hazırlanarak memeye aktarılır.
Sınırlı hacim desteği isteyen, yeterli donör yağı bulunan uygun hastalarda; bazen aşamalı uygulanır.
Kapsülektomi Nedir? “En Bloc” Çıkarma Her Hastada Gerekli midir?
Meme İmplantı Hastalığı Olarak Tanımlanan Yakınmalar Çıkarma Sonrası Geçer mi?
İmplantlar Çıkarıldıktan Sonra Meme Nasıl Görünür?
Meme Dikleştirme Ne Zaman Düşünülür?
Yağ Enjeksiyonu İmplantın Yerini Tutar mı?
Meme İmplantı Çıkarma Ameliyatı Nasıl Yapılır?
Meme İmplantı Çıkarılması Sonrası İyileşme Süreci
Meme İmplantı Çıkarma Ameliyatının Riskleri Nelerdir?
İmplantı Çıkarmak mı, Değiştirmek mi?
İzmir Meme İmplantı Çıkarma Ameliyatı Planlaması
Meme İmplantı Çıkarılması Hakkında Sık Sorulan Sorular
Meme implantları belirli bir yılda mutlaka çıkarılmalı mı?
İmplant çıkarılırken kapsül mutlaka tamamen alınır mı?
En bloc kapsülektomi en güvenli yöntem midir?
İmplant çıkarılınca meme mutlaka sarkar mı?
İmplant çıkarma ile meme dikleştirme aynı anda yapılabilir mi?
İmplant çıkarıldıktan sonra yağ enjeksiyonu yapılabilir mi?
Ameliyat izi nerede olur?
İyileşme ne kadar sürer?
Silikon implant yırtılması nasıl anlaşılır?
Çıkarılan kapsül patolojiye gönderilir mi?
İmplant çıkarılması meme kanseri taramasını etkiler mi?
Meme implantı çıkarma ameliyatı fiyatı nasıl belirlenir?
Kişisel Değerlendirme İçin
Bilgilendirme Kaynakları
Doç. Dr. Hakan Kerem
Meme İmplantı Çıkarılması
Kısa cevap: Her meme implantının belirli bir yılda zorunlu olarak çıkarılması gerekmez; ancak implantlar ömür boyu kullanılan cihazlar değildir. Ağrı, sertleşme, şekil değişikliği, yırtılma şüphesi, geç dönemde şişlik veya kişinin implantsız devam etme isteği değerlendirme nedenidir. İmplantın çıkarılması ile kapsülün tamamen çıkarılması aynı işlem değildir ve her hastada tam kapsülektomi ya da “en bloc” çıkarma gerekmez.
Önemli bilgi: İmplantlar ömür boyu kullanılan cihazlar değildir; kullanım süresi uzadıkça ek cerrahi gerektiren sorunların görülme ihtimali artabilir. Bununla birlikte şikâyeti ve görüntüleme bulgusu olmayan her implant için aynı yılda zorunlu değişim veya çıkarma kuralı yoktur. Takip planı implant türüne, ameliyat geçmişine ve hekimin değerlendirmesine göre oluşturulur.
Öncelikli değerlendirme gereken durumlar: İmplant çevresinde ameliyattan yıllar sonra gelişen tek taraflı şişlik, yeni sıvı birikimi, kitle, belirgin ağrı, sertlik veya koltuk altında büyüme varsa önce tanısal inceleme yapılmalıdır. Böyle bir tabloda doğrudan rutin implant çıkarma planına geçmek yerine görüntüleme, sıvıdan örnekleme ve gerekli patolojik testler gündeme gelebilir.
İmplantların ömür boyu kullanılan cihazlar olmadığı bilinmelidir; ancak herkese uygulanan sabit bir çıkarma yılı yoktur. Şikâyet, muayene, implant türü ve görüntüleme bulgularına göre takip, değişim veya çıkarma kararı verilir.
Hayır. Kapsülün ince ve sorunsuz olduğu bazı olgularda tamamını çıkarmak gerekmeyebilir. Kontraktür, yırtılma, kapsül patolojisi veya başka bir tıbbi neden varsa kısmi ya da total kapsülektomi planlanabilir.
Her hasta için geçerli tek bir “en güvenli” yöntem yoktur. En bloc çıkarma, uygun inceleme sonrasında implantla ilişkili kanserin doğrulandığı veya güçlü biçimde şüphe edildiği olgularda kullanılan onkolojik yaklaşımdır. Gereksiz geniş cerrahi ek risk oluşturabilir.
Sonuç kişiden kişiye değişir. İmplantın boyutu, doğal meme dokusu, deri esnekliği, gebelik ve kilo değişimleri belirleyicidir. Bazı kişiler yalnızca çıkarma sonucundan memnun olurken bazı kişilerde dikleştirme düşünülebilir.
Uygun hastalarda yapılabilir. Ancak kanlanma güvenliği, sarkma derecesi, kapsül işlemi ve hedeflenen şekle göre iki aşamalı plan daha uygun olabilir.
Yeterli donör yağı ve uygun meme dokusu olan kişilerde sınırlı hacim ve kontur desteği için uygulanabilir. İmplantla aynı hacmi sağlamaz; yağın tutma oranı değişebilir ve ek seans gerekebilir.
Mümkün olduğunda eski implant kesisi kullanılır. Kapsülektominin kapsamı veya dikleştirme eklenmesi yeni ya da daha uzun iz gerektirebilir. İz planı ameliyat öncesinde açıklanır.
Süre, yalnızca implant çıkarılması ile kapsülektomi ve dikleştirmenin birlikte yapılmasına göre belirgin biçimde değişir. Günlük hafif işlere dönüş daha erken olabilir; ağır egzersiz ve nihai şeklin oturması daha uzun zaman gerektirir.
Silikon yırtılması bazen belirti vermeyebilir. Şekil değişikliği, ağrı veya sertlik olabilir; ultrason ya da manyetik rezonans görüntüleme gerekebilir. Serum fizyolojik implant sönmesi çoğunlukla hacim kaybıyla fark edilir.
Kapsülün görünümü, sıvı, kitle, yırtılma veya klinik şüpheye göre patolojik inceleme yapılabilir. Hangi örneklerin gönderileceği ameliyat bulguları ve tıbbi gereklilikle belirlenir.
İmplantın çıkarılması yaşa ve kişisel riske uygun rutin meme taramasını ortadan kaldırmaz. Mamografi, ultrason veya diğer takipler ilgili hekimlerin önerdiği biçimde sürdürülmelidir.
Fiyat; yalnızca implant çıkarma, kapsülektomi, dikleştirme, yağ enjeksiyonu veya implant değişimi yapılmasına; hastane, anestezi ve patoloji gereksinimine göre değişir. Kesin plan ve maliyet muayeneden sonra belirlenebilir.